Takipçi Sayısı mı, Gerçek Etki mi?

Tarih

Sosyal medya dünyasında uzun yıllardır aynı soru soruluyor: Kaç takipçin var?

Markalar, iş birlikleri, hatta kullanıcılar bile çoğu zaman bir hesabın değerini takipçi sayısıyla ölçmeye çalışıyor. Oysa dijital dünyada işler artık eskisi gibi yürümüyor. Bugün milyonlarca takipçiye sahip bir hesap, küçük ama bağlı bir topluluğa sahip başka bir hesabın yarattığı etkiyi oluşturamayabiliyor.

Çünkü sosyal medyada başarıyı belirleyen şey artık sadece görünür olmak değil; insanların zihninde yer edinmek.

Bir hesabın 500 bin takipçisi olabilir. Ancak paylaşımları yorum almıyorsa, insanlar içeriklerini kaydırıp geçiyorsa ve takipçileriyle gerçek bir bağ kuramıyorsa bu rakamın markaya katkısı düşündüğümüz kadar büyük olmayabilir.

Diğer tarafta ise 10 bin takipçisi olan bir içerik üreticisi düşünelim. Paylaşımları konuşuluyor, tavsiyeleri dikkate alınıyor ve kitlesi onunla etkileşime geçiyor. İşte gerçek etki tam olarak burada başlıyor.

Bugün algoritmalar da aynı mantıkla çalışıyor. Platformlar artık en büyük hesabı değil, en çok ilgi uyandıran içeriği ödüllendiriyor. Bir gönderinin kaç kişiye ulaştığından çok, kaç kişinin durup baktığı, yorum yaptığı, kaydettiği ve paylaştığı önem kazanıyor.

Markalar için de durum farklı değil. Dijital iletişim stratejileri oluştururken yalnızca takipçi sayısına odaklanmak yanıltıcı sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü yüksek takipçi sayısı her zaman yüksek güven anlamına gelmiyor. Güven ise satın alma kararlarını etkileyen en güçlü unsurlardan biri olmaya devam ediyor.

Bu nedenle bir hesabı değerlendirirken şu soruları sormak gerekiyor:

  • İçerikler hedef kitlede karşılık buluyor mu?
  • Takipçiler markayla etkileşime geçiyor mu?
  • İçerikler paylaşım ve tavsiye davranışı oluşturuyor mu?
  • Sosyal medya çalışmaları marka hedeflerine katkı sağlıyor mu?

Bu soruların cevabı evetse, takipçi sayısı ikinci planda kalmaya başlıyor.

Dijital dünyada rakamlar dikkat çekebilir. Ancak marka değeri oluşturan şey rakamların kendisi değil, insanların markayla kurduğu ilişkidir.

Bu yüzden bugün sosyal medyaya baktığımda ilk olarak takipçi sayısına değil, etkiye bakıyorum. Çünkü gerçek başarı, kaç kişinin sizi takip ettiğinde değil; kaç kişinin sizi hatırladığında ortaya çıkıyor.

Diğer
Yazılar

Brand Book Nedir? Ne Sağlar?

Kabaca bir tabirle niteleyecek olursak Brand Book markanızın hem ansiklopedisi  –ki artık Google diyoruz- hem de anayasasıdır. Markanızın kurumsal çizgilerinin ve kültürünün vücut bulmuş halidir.

Hasçelik Dünya Kupasına Hazır

Hazırladığımız iç iletişim kampanyasıyla dünya kupası heyecanını Hasçelik fabrikalarına taşıdık. Kampanyayı hazırlarken önceliğimiz birlik ve beraberlik duygusunu milli takımımız üzerinden tüm çalışanlara yaymaktı. “Şampiyonluk Yolunda

Gündeme Reklamcı Bakışı

Küresel Sahnede Marka Çatışması: ABD ve İran Krizinin İletişim ve İmaj Analizi Bir reklamcı ve iletişim profesyoneli gözüyle bakıldığında, devletler arası çatışmalar yalnızca cephede mermilerle