B2B markalar için kurumsal dil yıllardır bir güven sembolü olarak kabul ediliyor. Bu yaklaşımın baktığınız zaman güçlü bir temeli de var “Ciddi görünmek güven verir.” Ancak zaman içinde bu dil güven üretmek yerine benzerlik üretmeye başladı.
Bugün birçok B2B markanın web sitesi, broşürü ya da sosyal medya hesabı incelendiğinde aynı ifadelerin tekrar edildiğini görüyoruz; yenilikçi çözümler, uçtan uca hizmet, değer odaklı yaklaşım, müşteri memnuniyeti, lider marka…
Bu kelimeler yanlış değil. Ama herkes aynı şekilde kullandığında anlamlarını kaybediyorlar. B2B iletişiminin en büyük paradoksu burada başlıyor. Güvenli olmak isteyen markalar birbirine benzemeye başlıyor. Birbirine benzeyen markalar ise hatırlanmıyor.
İşte bu noktada B2C dünyasından öğrenilecek çok şey var. B2C markalar yıllardır şunu çok iyi biliyor; insanlar markalarla değil, hikâyelerle bağ kurar. İnsanlar özelliklerle değil, faydalarla ilgilenir. İnsanlar teknik detaylarla değil, hayatlarına etkisiyle ilgilenir.
Bu yaklaşımın B2B’ye uyarlanması kurumsallığı azaltmaz. Aksine iletişimi güçlendirir.
Kurumsal dil genellikle “ne yaptığımızı” anlatır.
Etkili dil ise “neden önemli olduğunu” anlatır.
B2B’de etkili dil; teknik doğruluğu koruyarak insan odağını artırmaktır. Daha kısa cümleler, daha net faydalar, daha görünür sonuçlar…
Kurumsallık güven verir, samimiyet yakınlık kurar, etkili iletişim ise bu ikisini dengeler.
Cevher Hakan Karakuş




