Yoğun iş temposu içerisinde paylaşamaya zaman bulamadığımız ama paylaşmaktan da vazgeçmediğimiz bir işle karşınızdayız. Systemair yedi senedir yılbaşı için özel bir hediye kutusu hazırlıyor. Her sene ülkemizin yedi bölgesinden yerel lezzetleri barındıran konsept, geçen sene hazırladığımız Dilovası kutusu ile son buldu. Systemair’ın insanların sofrasında yer almak istemesi fikri çok hoşumuza gitmişti. Ancak Systemair İsveç merkezli bir şirketti ve bizce kendi kültürünü de tanıtmaya başlaması gerekiyordu. Yılbaşı hediyesi için yaptığımız toplantıda bunu dile getirdik.

Systemair’da yaklaşık olarak aynı şeyi düşünmüş ve bize yeni yıl teması için İskandinav kültürüne ait iki tane kavramdan bahsettiler. Tabii ki İskandinav kültürü oldukça geniş bir coğrafyayı kapsıyordu. Bu nedenle öz be öz İsveç kültüründen gelen Fika’da karar kılındı. Ortaya bizi oldukça mutlu eden bir çalışma çıktı. Eğer merak ettiyseniz Fika ile ilgili edindiğimiz bilgileri sizinle paylaşabiliriz. Kim bilir belki siz de kendinize Fika zamanı ayırırsınız.

Nedir Bu Fika?
Fika, basitçe “kahve molası” olarak çevrilebilir. Aslında bundan daha fazlasıdır. Fika bir konsepttir, bir ruh halidir, İsveç kültürünün önemli bir parçasıdır. Çoğu İsveçli, Fika için “bir günün olmazsa olmazıdır” der.

Fika’nın İlginç Tarihi
Kimse öğle saati kahvesini İsveçliler kadar sevemez. Öğle kahvesi için bir araya gelmek onlar için günlerinin bir parçasıdır. Peki, bu kahve alışkanlığı nereden geliyor? Aslında bu hikâye oldukça ilginç.

Kahve, İsveç’e 1670’in ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’ndan, ticaret yoluyla geliyor ve yaklaşık 100 yıl sonra popülerleşerek Fika kültürünün temelleri atılıyor. Fakat 1746’da kral, kahveye yüklü bir vergi getiriyor. On yıl sonra, kahve İsveç’te tamamen yasaklanıyor! Kral III. Gustav, kahve tüketiminin sağlık problemlerine yol açtığını düşünen paranoyak biriydi ve bu “gizlice” bir araya gelinen Fikaların krallığı alaşağı etmek için planlar kurmak amacıyla olduğunu düşünüyordu. Kahveyi yasaklamak için bir deney yaptırmaya karar verdi. Ölüm cezasına çarptırılmış
iki kardeşin cezalarını, eğer denek olmayı kabul ederlerse müebbet hapis cezasına indirgemeyi teklif etti. Biri ömrü boyunca her gün 3 demlik çay, diğeri ise 3 demlik kahve içecekti. İşte ironi burada, ikisi de kendilerini gözetim altında tutan doktorlardan daha uzun yaşadılar! Bununla kalmadı, çay içen mahkûm, kardeşinden önce öldü. Ve birkaç başarısız girişimden sonra, 1823’te yasağın kaldırılmasıyla birlikte İsveç’te kahve tüketimi tavan yaptı!

Şimdilerde ise İsveçliler, genelde günde 2 defa Fika yapıyorlar; biri sabah, diğeri öğleden sonra. Fika kelimesi aslında, kahve yasağına uymak istemeyen İsveçliler tarafından gizli bir kelime üretmek amacıyla, 19. yüzyılda argo bir kelime olan “kaffi” kelimesinden türetiliyor. Hecelerin yeri değiştirildiğinde “Fika” olan kelime, yıllar içerisinde bu şekilde gelişiyor ve günümüze dek geliyor.

Sosyal Bir Fincan Kahve

İyi bir Fika için gerekenler oldukça basit; taze demlenmiş kahve, biraz kek ya da kurabiye ve birkaç iyi arkadaş! Fika’yı tek başınıza masanızda oturarak deneyimleyemezsiniz. Bu sadece kahve içip, kek yemek olur. Fika günün bir parçasıdır. Sosyalleşmek, zamanı durdurmaktır. Böylece beyninize dinlenme fırsatı verirken arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi de güçlendirirsiniz. Sözümüz yöneticilere; Fika çalışma anlamında da oldukça faydalı. Ne kadar kaynaşmış takım arkadaşları, o kadar verimlilik!